Tarımda üretim çok olur, üretici zarar eder, ürünler tarlada çürür
Tarımda üretim az olur, fiyatlar yükselir
Kapitalistler isterlerse işçi alırlar, isterlerse işçi çıkarırlar
Kapitalist ekonomi böyledir
Ya devletçi ekonomiye geçilmeli
Ya da böyle şeyler hep olur
Yani ne emmeye, ne gömmeye gelmemek olmaz,
Akp genel başkanının 'Biz ekonominin kitabını yeniden yazdık' sözünü iyi anlamak gerekir
Çünkü bu söz boşuna söylenmiş bir söz değil
Yani açık ki Akp iktidarı üniversitelerde okutulan ekonomi dersinden farklı bir
Ekonomi yöntemi uygulamakta
Belli ki 'Yandaşlı ekonomi sistemi' diye birşey üretilmiş
Çünkü üniversitelerde öğretilen ekonomi dersi 'Siyaseti, yandaşlığı' içermez
Bağımsız, serbest, siyasetdışı, kendihalinde(kendi halinde) kapitalistleri içerir,
Muhalefet ise
Demokrasi laiklik, özgürlük, inanç, sanat, akıl-ruh sağlığı gibi konularda olduğu gibi
Ekonomi konusunda açık ki büyük bir bilinçsizlik, algısal yetersizlik
Düşünsel üreticisizlik, ezbercilik, mantıksızlık
Ya da 'Eski kafalılık' denilen durum gibi şeyler içinde görünmekte,
Örnek ki 'Dolar yükselirse dışsatımın(ihracatın) azalacağını düşünüyor)'
Örnek ki 'Faiz oranı düşerse enflasyonun artacağını
Enflasyonu düşürmek için faiz oranının artması gerektiğini' düşünüyor
Oysa demokrasici, laik, Atatürkçü düzene karşı Akp karşı bir 'Yeni dünya' arkasında koşmakta
Yani bir demokrasi partisi değil 'Dava partisi' özelliğinde
Bu nedenle de amaçına(amacına) ulaşabilmek için farklı yöntemler kullanmakta
Akp yandaşı kapitalistler de bu amaç için olağandışı ödünler verebilmekte
Yani Dolar yükseldi diye dışsatım mallarını Dolar üzerinden fiyatlamıyorlar
Örnek ki diyorlar ki 'Dolar kaç olursa olsun, biz malımıza hiç zam yapmayacağız'
Ya da 'Dışasatım mallarımızı Dolar kaç olursa olsun %10 kazanç ile satacağız'
Ve hükümet açık ki faizi arttırıp parayı bankalara yönlendirip enflasyonu düşürmek yerine
Dövize ve altına yönlendirip enflasyonu düşürme yöntemi izliyor da olabilir,
Enflasyon konusunda da benzeri bir durum var
Hükümet yanlısı zincirmarketler(zincir marketler) enflasyon oranı düşük çıksın diye
Fiyatlarına ya zam yapmıyorlar ya da çok az zam yapıyorlar
Örnek ki ayva heryerde 8 Tl iken Tarım-kredi kooperatifi mağazasında 4 Tl
Ceptelefonu(Cep telefonu) şarj aleti piyasa 40 Tl
Ancak Tarım-kredi kooperatifi mağazasında 25 Tl
Bir mal bir markette 50 Tl iken başka markette 60 Tl
Aynı ürünün bir markası 50 Tl iken başka markası 60 Tl olabiliyor
Belli ki Tüik de enflasyon oranı hesabında en ucuz fiyatları alıyor
Muhalefet ise enflasyon hesabında belli ki bunu yapmıyor
Yani enflasyon hesabı konusunda muhalefetin 'market' dediği yerler acaba nereleri
'Mal' dediği şeyler acaba hangi marka,
Enflasyon oranı konusunda kuşkusuz ki yalnızca malı örnek almak olmaz
Yani örnek ki dağın başında ya da ilin öteki uçunda(ucunda)
Maliyetine satış yapan mağaza açıp
Enflasyonu düşük göstermek olmaz
Çünkü o mağazalar herkes ulaşamaz
Yani enflasyon hesabında bir de mala 'erişebilirlik' yani 'Heryerdelik' önemli
Örnek ki Bim'in, A101'in, Şok'un, Migros'un heryerde mağazaları var
Peki Tarım-kredi kooperatifi gibi yerlerin heryerde mağazaları var mı
Bu durumda açık ki yardıma internet üzerinden ticaret yöntemi
Ve 'Eve teslim' yöntemi yetişmekte
Peki Tarım-kredi kooperatifi gibi mağazaların 'Eve teslim' yöntemi var mı,
Muhalefet bir de 'Hissedilen enflasyon' diye birşey diyor
Yani hissedilen Tüik'in açıkladığı orandan daha yüksekmiş
'Hissedilen enflasyon' belli ki 'Hissedilen sıcaklık'tan esinlenmiş birşey olmalı
Yani ölçülen sıcaklık örnek ki 30 derece iken hissedilen sıcaklık 40 derece olabiliyor
Ancak 'Hissedilen' şey hayalidir, gerçek olan şey 'ölçülen'dir
Bu durumda açık ki 'Hissedilen enflasyon' denilen şey hayali birşey olmakta
Yani parası olanın hissetmediği, parası olmayanın hissettiği birşey
Ancak enflasyon oranında ölçü 'his' değil ölçümlerdir,
Bir de pazaryerileri var, enflasyon hesabı konusunda
Çünkü buralarda fiyatlar marketlere, manavlara göre düşük olabiliyorlar
Ancak bu durumda da açık ki zengin yerindeki pazaryerindeki fiyatlar
Yoksul yerindeki pazaryerindeki fiyatlardan yüksek olabilir
Yani bu durumda muhalefete sormak gerekiyor: 'Enflasyon hesabında hangi pazar yeri?'
Kuşkusuz ki enflasyon yoksullar açısında hesaplanmalı
Paraya para demeyenler, zenginler açısından değil
Zengin semtilerinden(semtlerinden) değil
Bu durumda açık ki enflasyon hem yoksul kesimde hesaplanmalı
Hem de egemen yani hemen ulaşılabilen marketlerde
Yani 'Hissedilen enflasyon' yerine de
'Ulaşılamayan mağazadaki fiyatlar' yerine
Yoksul kesimde, ve kolayca ulaşılabilen marketlerdeki, ve pazaryerilerindeki fiyatlar
Yani 'Egemen enflasyon' sözkonusu(söz konusu) yapılmalı
Yani örnek ki Mardin'deki enflasyon oranı düşük diye de
İlin öteki uçundaki(ucundaki) bir markette ya da pazaryerinde fiyatlar düşük diye
Türkiye'de enflasyon oranı düşük denilemez
Yine örnek ki Dolar'ın(doların) yükselmesi ithal tüketimi
Örnek ki Çin malılarına(malılarına) isteki(istemi, talebi) azaltmış olabilir
Ki bu da Tüfe'yi düşürebilir
Muhalefetin anlayamadığı görülen konulardan biri de Tüfe, ve Üfe konusu
Yani, Tüketici fiyat endeksi, ve Üretici fiyat endeksi
Yani açık ki muhalefet Üfe örnek ki %50 artmış ise Üfe'nin örnek ki %10 artabileceğini
Anlayamıyor,
Tüfe, ve Üfe konusunda şöyle düşünmek gerekir:
1- Marketler açısından durum ki yandaş kapitalistler hükümeti korumak
Enflasyon oranını düşürmek için fiyatlarına
Ya hiç zam yapmayabilirler ya da çok az zam yapabilirler ki bu durumda Üfe çok artsa da
Tüfe çok artmayabilir
2- Tarım açısından da girdi maliyeti yani Üfe yükselse de ürün miktarı çok olabilir
Yani üretici sürümden kazanabilir
Örnek ki üretim 1 ton yerine 2 ton olmuş olabilir
Ya da üretici ek bir tarım alanı daha kullanmış olabilir ki bu durumda toplam geliri artar
Yani girdi maliyeti onun için sorun olmaz çünkü elinegeçen(eline geçen) para artmıştır
3- Sanayi açısından da kapitalist yeni teknoloji kullanıp, emek kullanımını azaltıp
Ya da üretimi çok arttırıp ürün maliyetini düşürebilir, girdi maliyeti çok artmış olsa da
Yani o da sürümden kazanabilir
Çünkü maliyet demek yalnızca malzeme değil emektir de yani malzemenin fiyatı yükselse de
İşçi yerine teknoloji kullanılırsa girdi maliyeti artmış olsa da işçi maliyeti düşeceği için
Malın toplam maliyeti değişmeyebilir
Örnek ki bir malın üretiminde hammadde fiyatı %50 artmış olsun
Ve o mal %100 kazançla satılmakta olsun
Bu durumda yandaş kapitalist malın fiyatını %50 arttırmak yerine kazanç oranının azalmasına
Gözyumuyor(Göz yumuyor), yani malına zam yapmıyor yani hükümet için az kazanmaya
Razı oluyor
Ya da örnek ki %500 kazanç oranı satılan malın girdi maliyeti %50 artsa ne olur
Hiçbirşey olmaz,
Öteyandan
Üfe hesabına
Avcılık, ormancılık, madencilik gibi şeyler de dahil ki kimin bunlarla her gün işi olur
Tüfe hesabı her gün satın alınan şeylerle ilgili
İnsanlar her gün ya da her ay mobilya, maden satın almazlar,
Türkiye'de sorun fiyatlar değil
Asgari ücretin düşüklüğü, ve yoksulluk
Yani asgari ücret yükselse, yoksulluk olmasa fiyatlar yüksek olsa da sorun olmaz
Tıpkı Avrupa'da da olduğu gibi
Yani asgari ücret düşükse, yoksulluk varsa enflasyon sıfır olsa ne olur,
Muhalefete önerim ki kendisine felsefeciler, düşünürler, alimler, alimeler, bilgeler bulsun
Ezberciliği de, kolaycılığı da bıraksın
Ekonomiye yalnızca kitaplarda okuduğu gibi değil Akp açısından, dünyasından da baksın
Yoksa Akp'nin elindeoyuncakolur(elinde oyuncak olur)
Ve ahlakçı olsun, örnek ki akıldışı-ahlakdışı modaya karşı olsun
Çünkü bilim beyinin nicel zirvesidir ancak ahlak da nitel zirvesidir
Yani ahlakı dışlamış bir dünya doğru bir dünya kuramaz,
Muhalefet kurugürültü(kuru gürültü) değil felsefe, bilim
Ve kuram(teori) üretmeli.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 06.12.21/05.17
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.