Siyaset dine aykırı bir dünyadır çünkü hem toplumu siyasi partiler halinde(durumunda)
Bölmek
Ve insanları birbirlerine düşman etmek üzerine kuruludur
Hem de akıldışı, ahlakdışı, bilimdışı, insanlıkdışı bir dünyadır
Oysa din tüm insanlığı ve tüm dünyayı birleştirici, dostlaştırıcı, ve mantıklaştırıcıdır
Bu nedenle ki siyaset akıldışı, bilimdışı, ahlakdışı, insanlıkdışı şeyleri bile serbest bırakabilir
Siyasetin dine aykırı olduğunu dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din
Şöyle anlatır: Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' ki sultanlar zamanlarının
Siyasetçisidirler(Siyasetçileridirler)
Durum ki siyaset 'Böl, parçala, yönet, keyif sür' demektir,
'Din'in ne olduğu, nasıl öğrenilebileceği, nereden öğrenebileceği konusunda tek yetkili
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dindir
Siyasetçiler, tarikatlar, cemaatler, ve siyasetten destek alan kurumlar-kuruluşlar değil,
Kendilerinin inandıkları dini inança(inanca) inanmayanlara 'İnançsız'
Kendilerine de 'İnançlı' diyenler var
Oysa herkesin bir inançı vardır
Dinsizlik de inançtır, puta tapmak da, hayvana tapmak da, güneşe tapmak da
Demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, adalet de
Yani önce mantık,
Türk dil kurumu sözlüğü 'Kafir Tanrı'nın varlığını ve birliğini inkâr eden kimse'dir demiş
Türk dil kurumu farkında olmadan iki koşul getirmiş 'kafirlik'e
1- Varlığını inkar
2- Birliğini inkar
Bu iki koşul, Müslüman olmanın 'dayatma'ya değil 'mantık'a dayalı olduğunu da göstermekte
Çünkü bu iki koşuldan özellikle ikincisi evrensel 'mantık' durumunu ve amaçını içermekte
Yani demek ki yalnızca 'varlığı'na inanmak yetmiyor
Yani demek ki 'kafir'lik de, 'kafir' olmamak da koşullu(şartlı) birşey
Yani demek ki 'Ben inanıyorum' demek yetmiyor
Yani demek ki 'Ben Allah'a inanıyorum' demek 'kafir' olmamak için yetmiyor
Yani demek ki 'Ben Allah'a inanıyorum, öyle ise kafir değilim' demek olmuyor
Türk dil kurumu'nun bu 'şartlı' yaklaşımı, tanımı farkında olmadan da olsa
Felsefel açıdan da, mantık açısından da iyi bir yaklaşım
Ancak 'Allah' yerine 'Tanrı' demesi tuhaf çünkü 'Tanrı' sözcüğüne öteki dini inançların da
İlahları girer
Acaba Türk dil kurumu neden 'Allah' sözcüğünü(kelimesini) kullanmadı
Çünkü 'Tanrı' sözcüğü ile öteki dini inançların ilahlarını tanımlamadığı açık
Yoksa öteki dini inançların ilahlarına inanmamak da 'kafir'lik olur
Önce mantık çünkü mantık yoksa ya anlatılmak istenilen şey doğru anlatılamaz
Ya da herşey yanlış olur
Belli ki Türk dil kurumu'nun 'mantık'a da gereksinimi var,
Dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmeyenlerce öğretilmekte ki
'Din bizim inandığımıza inanmaktır'
'Ve kafir demek Allah'a inanmayan demektir',
Şimdi, Türk dil kurumu'nun 'kafir' tanımının koşulluluğu işe yarayacak
Ancak önce dinin ne demek, ne olduğunu anlayalım
Dini tanımlayan Din hadisileri ile
Din hadisileri diyor ki 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük
Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır',
Bu durumda kafirlik yani dine aykırılık demek
Din hadisileri'nin dediği dine aykırılık demektir
Durum ki hem Allah'a inanan hem de Din hadisileri'ne aykırı pekçok insan var dünyada
Bikini, tayt pantolon, mini etek, mini şort gibi ahlaka aykırı giysilerle
Ortalıkta dolaşan türden de
Terör, barbarlık, vahşet yapan türden de
Astroloji, medyumluk, fal gibi şeylere inanan türden de
Adaletsiz, zalim, yandaş türden de
Bilimdışı, akıldışı türden de
Ve bu tür insanlar 'Allah'a inanıyorlar diye 'kafir' olmaktan kurtulamıyorlar demek ki,
Bu durum da demek ki 'kafir' olmamak
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı olmamak
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uygun insan olmak demek
'Kafir' olmak da dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı olmak
Uygun insan olmak demek
Yoksa hem zalim, vicdansız, merhametsiz, vahşi olan hem de Allah'a inanan insan türüne de
'Kafir değil' demek gerekir
Dini tanımlayan Din hadisileri bu nedenle ki 'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' diyor,
Demek ki:
1- Hiçkimse hiçkimseye 'inançsız' dememeli
2- Allah'a inanmak kafir olmamaya yetmiyor
3- Allah'a inanmamak da kafir olmak demek olmuyor
Çünkü insanlar
Allah'ın varlığına inanmayabilirler ancak dini tanımlayan Din hadisileri'ne uygun
Çok doğru, ve çok iyi bir insan olabilirler
Yoksa yalnızca Müslümanların doğru ve iyi insan olduklarını söylemek gerekir
Ki bu da yanlış olur
Oysa din önce mantıktır çünkü mantık yoksa herşey doğru olsa da sonuç yanlış olabilir
Örnek ki çok güzel tespih tanesileri eğer tespih ipi yoksa tespih oluşturamazlar
İşe yaramazlar,
Siyaset dine aykırı bir dünyadır çünkü hem toplumu siyasi partiler halinde(durumunda)
Bölmek
Ve insanları birbirlerine düşman etmek üzerine kuruludur
Hem de akıldışı, ahlakdışı, bilimdışı, insanlıkdışı bir dünyadır
Oysa din tüm insanlığı ve tüm dünyayı birleştirici, dostlaştırıcı, ve mantıklaştırıcıdır
Bu nedenle ki siyaset akıldışı, bilimdışı, ahlakdışı, insanlıkdışı şeyleri bile serbest bırakabilir
Siyasetin dine aykırı olduğunu dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din
Şöyle anlatır: Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' ki sultanlar zamanlarının
Siyasetçisidirler(Siyasetçileridirler)
Durum ki siyaset 'Böl, parçala, yönet, keyif sür' demektir,
'Din'in ne olduğu, nasıl öğrenilebileceği, nereden öğrenebileceği konusunda tek yetkili
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dindir
Siyasetçiler, tarikatlar, cemaatler, ve siyasetten destek alan kurumlar-kuruluşlar değil,
Kendilerinin inandıkları dini inança(inanca) inanmayanlara 'İnançsız'
Kendilerine de 'İnançlı' diyenler var
Oysa herkesin bir inançı vardır
Dinsizlik de inançtır, puta tapmak da, hayvana tapmak da, güneşe tapmak da
Demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, adalet de
Yani önce mantık,
Türk dil kurumu sözlüğü 'Kafir Tanrı'nın varlığını ve birliğini inkâr eden kimse'dir demiş
Türk dil kurumu farkında olmadan iki koşul getirmiş 'kafirlik'e
1- Varlığını inkar
2- Birliğini inkar
Bu iki koşul, Müslüman olmanın 'dayatma'ya değil 'mantık'a dayalı olduğunu da göstermekte
Çünkü bu iki koşuldan özellikle ikincisi evrensel 'mantık' durumunu ve amaçını içermekte
Yani demek ki yalnızca 'varlığı'na inanmak yetmiyor
Yani demek ki 'kafir'lik de, 'kafir' olmamak da koşullu(şartlı) birşey
Yani demek ki 'Ben inanıyorum' demek yetmiyor
Yani demek ki 'Ben Allah'a inanıyorum' demek 'kafir' olmamak için yetmiyor
Yani demek ki 'Ben Allah'a inanıyorum, öyle ise kafir değilim' demek olmuyor
Türk dil kurumu'nun bu 'şartlı' yaklaşımı, tanımı farkında olmadan da olsa
Felsefel açıdan da, mantık açısından da iyi bir yaklaşım
Ancak 'Allah' yerine 'Tanrı' demesi tuhaf çünkü 'Tanrı' sözcüğüne öteki dini inançların da
İlahları girer
Acaba Türk dil kurumu neden 'Allah' sözcüğünü(kelimesini) kullanmadı
Çünkü 'Tanrı' sözcüğü ile öteki dini inançların ilahlarını tanımlamadığı açık
Yoksa öteki dini inançların ilahlarına inanmamak da 'kafir'lik olur
Önce mantık çünkü mantık yoksa ya anlatılmak istenilen şey doğru anlatılamaz
Ya da herşey yanlış olur
Belli ki Türk dil kurumu'nun 'mantık'a da gereksinimi var,
Dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmeyenlerce öğretilmekte ki
'Din bizim inandığımıza inanmaktır'
'Ve kafir demek Allah'a inanmayan demektir',
Şimdi, Türk dil kurumu'nun 'kafir' tanımının koşulluluğu işe yarayacak
Ancak önce dinin ne demek, ne olduğunu anlayalım
Dini tanımlayan Din hadisileri ile
Din hadisileri diyor ki 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük
Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır',
Bu durumda kafirlik yani dine aykırılık demek
Din hadisileri'nin dediği dine aykırılık demektir
Durum ki hem Allah'a inanan hem de Din hadisileri'ne aykırı pekçok insan var dünyada
Bikini, tayt pantolon, mini etek, mini şort gibi ahlaka aykırı giysilerle
Ortalıkta dolaşan türden de
Terör, barbarlık, vahşet yapan türden de
Astroloji, medyumluk, fal gibi şeylere inanan türden de
Adaletsiz, zalim, yandaş türden de
Bilimdışı, akıldışı türden de
Ve bu tür insanlar 'Allah'a inanıyorlar diye 'kafir' olmaktan kurtulamıyorlar demek ki,
Bu durum da demek ki 'kafir' olmamak
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı olmamak
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uygun insan olmak demek
'Kafir' olmak da dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı olmak
Uygun insan olmak demek
Yoksa hem zalim, vicdansız, merhametsiz, vahşi olan hem de Allah'a inanan insan türüne de
'Kafir değil' demek gerekir
Dini tanımlayan Din hadisileri bu nedenle ki 'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' diyor,
Demek ki:
1- Hiçkimse hiçkimseye 'inançsız' dememeli
2- Allah'a inanmak kafir olmamaya yetmiyor
3- Allah'a inanmamak da kafir olmak demek olmuyor
Çünkü insanlar
Allah'ın varlığına inanmayabilirler ancak dini tanımlayan Din hadisileri'ne uygun
Çok doğru, ve çok iyi bir insan olabilirler
Yoksa yalnızca Müslümanların doğru ve iyi insan olduklarını söylemek gerekir
Ki bu da yanlış olur
Oysa din önce mantıktır çünkü mantık yoksa herşey doğru olsa da sonuç yanlış olabilir
Örnek ki çok güzel tespih tanesileri eğer tespih ipi yoksa tespih oluşturamazlar
İşe yaramazlar,
Demek ki 'kafir'likin tanımı 'Dine aykırlık'tır
Yani dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı olmaktır
Demek ki 'Kafir' olmak 'Dinsiz' olmak ise
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı insan olup
Allah'a inanmak kafir olmamaya yetmiyor İslamiyet'e göre
Bu durumda açık ki dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı bir dünya olan
Toplumları bölen, insanları birbirlerine düşman eden bir dünya olan siyaset de
Siyasi yandaşlık da
İnsanları, toplumları, ve vatanları sömürmek demek olan özel sektör de
Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı pılajlar(plajlar) da
Sigara, içki, uyuşturucu gibi şeyler kulanmak da
Akıldışı-ahlakdışı moda da
Astroloji de, medyumluk da, falcılık da
Adaletsizlik de, hukuksuzluk da, yandaşlık da
Sultanlık da, sultanları baştaçı etmek de
Güvenilmezlik de, fırıldaklık da, hilecilik de, dolandırıcılık da
Tırafik(Trafik) kuralılarına(kurallarına) uymamak da
Akıldışı-ahlakdışı müzik, ve akıldışı-ahlakdışı öteki sanatlar da
Akıldışı-ahlakdışı sanatçıları ve ünlüleri sevmek de
Aşı olmamak da, hastalanınca doktora gitmek yerine bilimdışı şeyler yapmak da
Taşlardan, takılardan, bilime ya da ahlaka ya da vicdana aykırı şeylerden şifa ummak da
Ahlakdışı, bilimdışı serbestlikler veren hukuk da, yönetim biçimileri de 'kafir'liktir
Öyle ise 'kafir' arıyorsan
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dinin aynasında 'ÖNCE KENDİNE BAK'.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 7.12.21/04.06
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.