6 Aralık 2021 Pazartesi

DİN VE KAFİRLİK NEDİR SAVIM (ŞİİR)

 Siyaset dine aykırı bir dünyadır çünkü hem toplumu siyasi partiler halinde(durumunda)

Bölmek

Ve insanları birbirlerine düşman etmek üzerine kuruludur

Hem de akıldışı, ahlakdışı, bilimdışı, insanlıkdışı bir dünyadır

Oysa din tüm insanlığı ve tüm dünyayı birleştirici, dostlaştırıcı, ve mantıklaştırıcıdır

Bu nedenle ki siyaset akıldışı, bilimdışı, ahlakdışı, insanlıkdışı şeyleri bile serbest bırakabilir

Siyasetin dine aykırı olduğunu dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din

Şöyle anlatır: Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' ki sultanlar zamanlarının

Siyasetçisidirler(Siyasetçileridirler)

Durum ki siyaset 'Böl, parçala, yönet, keyif sür' demektir,

'Din'in ne olduğu, nasıl öğrenilebileceği, nereden öğrenebileceği konusunda tek yetkili

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dindir

Siyasetçiler, tarikatlar, cemaatler, ve siyasetten destek alan kurumlar-kuruluşlar değil,

Kendilerinin inandıkları dini inança(inanca) inanmayanlara 'İnançsız'

Kendilerine de 'İnançlı' diyenler var

Oysa herkesin bir inançı vardır

Dinsizlik de inançtır, puta tapmak da, hayvana tapmak da, güneşe tapmak da

Demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, adalet de

Yani önce mantık,

Türk dil kurumu sözlüğü 'Kafir Tanrı'nın varlığını ve birliğini inkâr eden kimse'dir demiş

Türk dil kurumu farkında olmadan iki koşul getirmiş 'kafirlik'e

1- Varlığını inkar

2- Birliğini inkar

Bu iki koşul, Müslüman olmanın 'dayatma'ya değil 'mantık'a dayalı olduğunu da göstermekte

Çünkü bu iki koşuldan özellikle ikincisi evrensel 'mantık' durumunu ve amaçını içermekte

Yani demek ki yalnızca 'varlığı'na inanmak yetmiyor

Yani demek ki 'kafir'lik de, 'kafir' olmamak da koşullu(şartlı) birşey

Yani demek ki 'Ben inanıyorum' demek yetmiyor

Yani demek ki 'Ben Allah'a inanıyorum' demek 'kafir' olmamak için yetmiyor

Yani demek ki 'Ben Allah'a inanıyorum, öyle ise kafir değilim' demek olmuyor

Türk dil kurumu'nun bu 'şartlı' yaklaşımı, tanımı farkında olmadan da olsa

Felsefel açıdan da, mantık açısından da iyi bir yaklaşım

Ancak 'Allah' yerine 'Tanrı' demesi tuhaf çünkü 'Tanrı' sözcüğüne öteki dini inançların da

İlahları girer

Acaba Türk dil kurumu neden 'Allah' sözcüğünü(kelimesini) kullanmadı

Çünkü 'Tanrı' sözcüğü ile öteki dini inançların ilahlarını tanımlamadığı açık

Yoksa öteki dini inançların ilahlarına inanmamak da 'kafir'lik olur

Önce mantık çünkü mantık yoksa ya anlatılmak istenilen şey doğru anlatılamaz

Ya da herşey yanlış olur

Belli ki Türk dil kurumu'nun 'mantık'a da gereksinimi var,

Dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmeyenlerce öğretilmekte ki

'Din bizim inandığımıza inanmaktır'

'Ve kafir demek Allah'a inanmayan demektir',

Şimdi, Türk dil kurumu'nun 'kafir' tanımının koşulluluğu işe yarayacak

Ancak önce dinin ne demek, ne olduğunu anlayalım

Dini tanımlayan Din hadisileri ile

Din hadisileri diyor ki 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır',

Bu durumda kafirlik yani dine aykırılık demek

Din hadisileri'nin dediği dine aykırılık demektir

Durum ki hem Allah'a inanan hem de Din hadisileri'ne aykırı pekçok insan var dünyada

Bikini, tayt pantolon, mini etek, mini şort gibi ahlaka aykırı giysilerle

Ortalıkta dolaşan türden de

Terör, barbarlık, vahşet yapan türden de

Astroloji, medyumluk, fal gibi şeylere inanan türden de

Adaletsiz, zalim, yandaş türden de

Bilimdışı, akıldışı türden de

Ve bu tür insanlar 'Allah'a inanıyorlar diye 'kafir' olmaktan kurtulamıyorlar demek ki,

Bu durum da demek ki 'kafir' olmamak

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı olmamak

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uygun insan olmak demek

'Kafir' olmak da dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı olmak

Uygun insan olmak demek

Yoksa hem zalim, vicdansız, merhametsiz, vahşi olan hem de Allah'a inanan insan türüne de

'Kafir değil' demek gerekir

Dini tanımlayan Din hadisileri bu nedenle ki 'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' diyor,

Demek ki:

1- Hiçkimse hiçkimseye 'inançsız' dememeli

2- Allah'a inanmak kafir olmamaya yetmiyor

3- Allah'a inanmamak da kafir olmak demek olmuyor

Çünkü insanlar

Allah'ın varlığına inanmayabilirler ancak dini tanımlayan Din hadisileri'ne uygun

Çok doğru, ve çok iyi bir insan olabilirler

Yoksa yalnızca Müslümanların doğru ve iyi insan olduklarını söylemek gerekir

Ki bu da yanlış olur

Oysa din önce mantıktır çünkü mantık yoksa herşey doğru olsa da sonuç yanlış olabilir

Örnek ki çok güzel tespih tanesileri eğer tespih ipi yoksa tespih oluşturamazlar

İşe yaramazlar,

Siyaset dine aykırı bir dünyadır çünkü hem toplumu siyasi partiler halinde(durumunda)

Bölmek

Ve insanları birbirlerine düşman etmek üzerine kuruludur

Hem de akıldışı, ahlakdışı, bilimdışı, insanlıkdışı bir dünyadır

Oysa din tüm insanlığı ve tüm dünyayı birleştirici, dostlaştırıcı, ve mantıklaştırıcıdır

Bu nedenle ki siyaset akıldışı, bilimdışı, ahlakdışı, insanlıkdışı şeyleri bile serbest bırakabilir

Siyasetin dine aykırı olduğunu dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din

Şöyle anlatır: Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' ki sultanlar zamanlarının

Siyasetçisidirler(Siyasetçileridirler)

Durum ki siyaset 'Böl, parçala, yönet, keyif sür' demektir,

'Din'in ne olduğu, nasıl öğrenilebileceği, nereden öğrenebileceği konusunda tek yetkili

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dindir

Siyasetçiler, tarikatlar, cemaatler, ve siyasetten destek alan kurumlar-kuruluşlar değil,

Kendilerinin inandıkları dini inança(inanca) inanmayanlara 'İnançsız'

Kendilerine de 'İnançlı' diyenler var

Oysa herkesin bir inançı vardır

Dinsizlik de inançtır, puta tapmak da, hayvana tapmak da, güneşe tapmak da

Demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, adalet de

Yani önce mantık,

Türk dil kurumu sözlüğü 'Kafir Tanrı'nın varlığını ve birliğini inkâr eden kimse'dir demiş

Türk dil kurumu farkında olmadan iki koşul getirmiş 'kafirlik'e

1- Varlığını inkar

2- Birliğini inkar

Bu iki koşul, Müslüman olmanın 'dayatma'ya değil 'mantık'a dayalı olduğunu da göstermekte

Çünkü bu iki koşuldan özellikle ikincisi evrensel 'mantık' durumunu ve amaçını içermekte

Yani demek ki yalnızca 'varlığı'na inanmak yetmiyor

Yani demek ki 'kafir'lik de, 'kafir' olmamak da koşullu(şartlı) birşey

Yani demek ki 'Ben inanıyorum' demek yetmiyor

Yani demek ki 'Ben Allah'a inanıyorum' demek 'kafir' olmamak için yetmiyor

Yani demek ki 'Ben Allah'a inanıyorum, öyle ise kafir değilim' demek olmuyor

Türk dil kurumu'nun bu 'şartlı' yaklaşımı, tanımı farkında olmadan da olsa

Felsefel açıdan da, mantık açısından da iyi bir yaklaşım

Ancak 'Allah' yerine 'Tanrı' demesi tuhaf çünkü 'Tanrı' sözcüğüne öteki dini inançların da

İlahları girer

Acaba Türk dil kurumu neden 'Allah' sözcüğünü(kelimesini) kullanmadı

Çünkü 'Tanrı' sözcüğü ile öteki dini inançların ilahlarını tanımlamadığı açık

Yoksa öteki dini inançların ilahlarına inanmamak da 'kafir'lik olur

Önce mantık çünkü mantık yoksa ya anlatılmak istenilen şey doğru anlatılamaz

Ya da herşey yanlış olur

Belli ki Türk dil kurumu'nun 'mantık'a da gereksinimi var,

Dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmeyenlerce öğretilmekte ki

'Din bizim inandığımıza inanmaktır'

'Ve kafir demek Allah'a inanmayan demektir',

Şimdi, Türk dil kurumu'nun 'kafir' tanımının koşulluluğu işe yarayacak

Ancak önce dinin ne demek, ne olduğunu anlayalım

Dini tanımlayan Din hadisileri ile

Din hadisileri diyor ki 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır',

Bu durumda kafirlik yani dine aykırılık demek

Din hadisileri'nin dediği dine aykırılık demektir

Durum ki hem Allah'a inanan hem de Din hadisileri'ne aykırı pekçok insan var dünyada

Bikini, tayt pantolon, mini etek, mini şort gibi ahlaka aykırı giysilerle

Ortalıkta dolaşan türden de

Terör, barbarlık, vahşet yapan türden de

Astroloji, medyumluk, fal gibi şeylere inanan türden de

Adaletsiz, zalim, yandaş türden de

Bilimdışı, akıldışı türden de

Ve bu tür insanlar 'Allah'a inanıyorlar diye 'kafir' olmaktan kurtulamıyorlar demek ki,

Bu durum da demek ki 'kafir' olmamak

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı olmamak

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uygun insan olmak demek

'Kafir' olmak da dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı olmak

Uygun insan olmak demek

Yoksa hem zalim, vicdansız, merhametsiz, vahşi olan hem de Allah'a inanan insan türüne de

'Kafir değil' demek gerekir

Dini tanımlayan Din hadisileri bu nedenle ki 'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' diyor,

Demek ki:

1- Hiçkimse hiçkimseye 'inançsız' dememeli

2- Allah'a inanmak kafir olmamaya yetmiyor

3- Allah'a inanmamak da kafir olmak demek olmuyor

Çünkü insanlar

Allah'ın varlığına inanmayabilirler ancak dini tanımlayan Din hadisileri'ne uygun

Çok doğru, ve çok iyi bir insan olabilirler

Yoksa yalnızca Müslümanların doğru ve iyi insan olduklarını söylemek gerekir

Ki bu da yanlış olur

Oysa din önce mantıktır çünkü mantık yoksa herşey doğru olsa da sonuç yanlış olabilir

Örnek ki çok güzel tespih tanesileri eğer tespih ipi yoksa tespih oluşturamazlar

İşe yaramazlar,

Demek ki 'kafir'likin tanımı 'Dine aykırlık'tır

Yani dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı olmaktır

Demek ki 'Kafir' olmak 'Dinsiz' olmak ise

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı insan olup

Allah'a inanmak kafir olmamaya yetmiyor İslamiyet'e göre

Bu durumda açık ki dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı bir dünya olan

Toplumları bölen, insanları birbirlerine düşman eden bir dünya olan siyaset de

Siyasi yandaşlık da

İnsanları, toplumları, ve vatanları sömürmek demek olan özel sektör de

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı pılajlar(plajlar) da

Sigara, içki, uyuşturucu gibi şeyler kulanmak da

Akıldışı-ahlakdışı moda da

Astroloji de, medyumluk da, falcılık da

Adaletsizlik de, hukuksuzluk da, yandaşlık da

Sultanlık da, sultanları baştaçı etmek de

Güvenilmezlik de, fırıldaklık da, hilecilik de, dolandırıcılık da

Tırafik(Trafik) kuralılarına(kurallarına) uymamak da

Akıldışı-ahlakdışı müzik, ve akıldışı-ahlakdışı öteki sanatlar da

Akıldışı-ahlakdışı sanatçıları ve ünlüleri sevmek de

Aşı olmamak da, hastalanınca doktora gitmek yerine bilimdışı şeyler yapmak da

Taşlardan, takılardan, bilime ya da ahlaka ya da vicdana aykırı şeylerden şifa ummak da

Ahlakdışı, bilimdışı serbestlikler veren hukuk da, yönetim biçimileri de 'kafir'liktir

Öyle ise 'kafir' arıyorsan

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dinin aynasında 'ÖNCE KENDİNE BAK'.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 7.12.21/04.06

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.