31 Mart 2022 Perşembe

DİN ORUÇ VE TÜRK DİL KURUMU (ŞİİR)

 ÖNCE MANTIK

Çünkü mantık yoksa mantıksızlık var demektir

Mantıksızlık varsa bağlanılan, sarılınılan durum yanlış demektir

Felsefe de, bilim de, ahlak da, din de, demokrasi de, laiklik de, özgürlük de

Adalet de mantıksızlık istemez

Yani insanlar felsefe, bilim, ahlak, din, demokrasi, laiklik, özgürlük, adalet

İstemeden önce mantıklı olmayı istemeliler

Yoksa yanlışları doğru diye sahiplenirler,

Doğru insan olmak için de, doğru toplum olmak için de, mantıklı olmak için de

Önce sözcüklerin doğru anlamlarını doğru bilmek gerekir

Yoksa sanılar, varsayımlar, önyargılar, yanlışlar doğru yerine geçmiş olur,

Örnek ki insan özgürlüğü demek serbestlik demek değildir

İnsan özünün ahlaka ve bilime uygun olarak gür gelişimi demektir

Çünkü ahlak evrenin nitel zirvesidir, bilim de nicel zirvesi

Demokrasi demek siyasi partilere oy vermek demek değildir

Ahlakçılık ve bilimsellik demektir çünkü demokrasi doğru birşeydir

İnsanlık için en doğru şey de ahlak ve bilimdir

Çünkü ahlak beyinin nitel zirvesi, bilim de nicel zirvesidir

Hukuk demek adalet demek değildir çünkü adalet demek doğru demektir

Doğrunun ölçütü de ahlak ve bilimdir çünkü ahlak zekanın nitel zirvesidir

Bilim de nicel zirvesi

Dini inanç demek din demek değildir çünkü dini inanç inanmak demektir

Oysa din dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediğidir

Yani insanlara, toplumlara, insanlığa doğru şeyler öğretilmiyor

Yanlışlar doğru diye öğretiliyor, insanlık önce bunu anlamalı artık

Yani insanca dünya önce sözcüklerde devrimle başlayacak

Sonra da dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine sarılmakla

Yoksa insanlık bilim ve teknoloji içindeki cehalet ve insanlıkdışılık olur,

Durum ki Türk dil kurumu 'Oruç' sözcüğünün de doğru anlamını bilmiyor

Çünkü 'Oruç Farsça sözcüktür' demiş

'Oruç Tanrı'ya ibadet amacıyla yeme, içme vb. şeylerden

Belli bir süre kendini alıkoyma' demiş

'Oruç çok sevilen veya istenen şeylerden uzak durma' demiş

Bence Türk dil kurumu ya da Tdk yanılıyor çünkü bence öncelikle 'Oruç' sözcüğü

Farsça değil Türkçe sözcük

Ve oruç Tanrı'ya ibadet için değildir, nefs köleliğini bitirmek içindir

Çünkü nefs hem en büyük cehalettir, hem tüm kötülüklerin hem nedeni ve amaçıdır

Hem de insan, toplum, insanlık için zorunlu olan akılı, mantığı, ahlakı, vicdanı

Akıl-ruh sağlığını önler

İslamiyet'te Allah insanların aç kalmasını değil 'Din ahlak ve bilimdir

Ahlak ve bilim olmazsa din de olmaz'

Ve ' Fakirlik Müslümanın süsüdür, Müslümanın evi kamıştandır, yemeği bir parça ekmektir'

Ve 'Çarşı Şeytanın mescididir'

Ve 'Güçlü kimseye dünyalık elde etmek için eğilen kimsenin yüzüne

Allah dünyada da ahirette de bakmaz'

Ve 'Kıyamet öncesi ticaret yaygınlaşacak öyle ki kadın bile kocasına ticarette yardım edecek'

'Kişinin girdiği en kötü yer düğün evidir diyen Din hadisileri'nin tanımladığı gibi

'Ahlaklı, vicdanlı, bilimsel, nefssiz, ve mantıklı insan olmak' içindir

Yani dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı insanların ve toplumların

Oruçlarının dinsel hiçbir anlamı yoktur

Dinin insanların aç kalmalarına gereksinimi yok

Dinin amaçı insanları, toplumları, insanlığı, ve dünyayı dini tanımlayan Din hadisileri'nin

Din tanımına uygun yapmaktır

Aç kalmakla dinli olunsaydı taşlar evliya olurdu,

'Oruç' sözcüğü 'ağız' ile ilgili ve sınırlıdır

Yani yalnızca ağızı kapsar, örnek ki gözü, kulağı, eli, ayağı kapsamaz

Yani oruçtan çokşey(çok şey) beklemek yanlıştır

Oruçtan beklenilen, istenilen tek şey ağızı nefsein kölesi olmaktan korumaktır

Bu nedenle asıl önemli olan şey oruç değil nefssizliktir

Yani ruhun, insanın genel olarak tüm kötülüklere uzak olması durumu

Oysa oruç yalnızca ağız ile kötülükler içindir

İnsanlar bunu anlamadıkları için örnek ki sigara, içki, bikini, mini etek

Tayt pantolon, mini şort gibi şeyleri bazıları yalnızca Ramazan ayı'nda oruçlanmakta

Ramazan ayı geçtikten sonra da dine aykırı durumlarını ve hayatlarını sürdürmekte

Yani oruçlarının ne ağızlarına ne de nefse karşı yararı, etkisi olmakta,

Dinde oruç ağız nefsini önlemek içindir

Dinde asıl amaç ise nefsi yok etmektir

Çünkü yemek, içmek kötülük yapmaz ancak nefs en büyük kötülüğü yapar

Yani nefse karşı savaşmadıktan sonra oruç yapmanın anlamı olmaz

Bu nedenle ki nefsi yenmiş insanın oruç yapmasına gerek yoktur

Ancak nefse nefse karşı eğitim, nefse karşıtlığı geliştirmek, nefse karşıtlığı korumak için

Her yıl oruç yapılabilir ancak zorunlu değildir

Ki zaten her yıl oruç yapmak hem ağız nefsinin, hem de nefsin yenilemediğinin

Kölesi olunduğunun kanıtı, belgesi olur

Dinde oruç ibadet(tapınma) değil insanın kendisini ağızda da doğru ile eğitmesidir,

İnsanlığın anlaması gereken ilk şey sözcüklerin doğru anlamlarıdır

İkinci şey dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımını öğrenmektir

Üçüncü şey 'Din halkın afyonu değildir, dini tanımlayan Din hadisileri'nin

Din tanımı ile eğitimidir'

Dördüncü şey de 'Din ilahlar için değil insanlar içindir, insanları doğru ve iyi

İnsan yapmak içindir, ilahların dinli olmaya gereksinimleri yoktur

İnsanların aç kalmalarına da, kendilerine secde etmelerine de çünkü yoksa mantıksal olarak

Varlıklarını insanların varlıklarına, insanların egemenliklerine bağlamış olurlar

Üzüntüleri de, sevinçleri de, mutlulukları da, mutsuzlukları da insanların hallerine

Bağlı, bağlanmış, koşullanmış(şartlanmış) olur'

Ki din yalnızca ilahlara inananlar için değil dinsizler içindir de, herkes içindir de

Çünkü doğru ve iyi insan olmak herkesin hakkıdır, yalnızca belirli bir ilaha

İnananların değil,

Bu nedenle ki nefssiz insan yer, içer, oruçlu ve nefssiz olur da

Nefse köle insan hiç yemese, içmese de oruçlu, dinli, nefssiz olmaz

Bu nedenle ki hadis 'Alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür' diyor

Yani alimin yemesi, içmesi bile cahilin oruçundan(orucundan) üstündür,

Nefsi yenmişsen

Örnek ki üç gün aç olsan da önüne bir tabak bulgur pilavı, bir tabak da pirzola koysalar

Bulgur pilavını seçiyorsan

Sokaklarda lokma kuyruğuna girmiyorsan

Kerbela ayında yani vahşet ayında aşure getirseler de almıyorsan, yemiyorsan

Kurban bayramı'nda et yemiyorsan

Bedava yiyecek, içecek kuyruklarına girmiyorsan

Sigara, içki içmiyorsan

Denize gitmiyorsan

Akıldışı-ahlakdışı giyinmiyorsan

Hiçbir siyasi parti yandaşı değilsen

Çıkarın için yanlış, kötü şeyler yapmıyorsan

Vicdansız, merhametsiz, barbar, vahşi değilsen

Hiçbir sıpor(spor) kulübü yandaşı değilsen

Gösteriş için sıpor yapmıyorsan

Moda giyinmiyorsan

Yemeği zevk için yani ruhun için değil bedenin beslenmesi için yiyorsan

Yandaşlık yapmıyorsan, herkese hakkına göre davranıyorsan

Gerçekleri, doğruları, ve insanlığın çıkarlarını kendinden üstün tutuyorsan

Bedeni, toplumu, ve dünyayı aşmışsan

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uyuyorsan

Nefssiz olabilirsin demektir, oruça gereksinimin olmayabilir demektir

Paranın kimde olupolmadığı(olup olmadığı) belli olmayabilir

Ancak nefssizliğin, ahlakın, ve dinin kimde olupolmadığı belli olur.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 1.4.22/06.30


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.